"Sevgi, insanı değiştirir."
Şeker Portakalı
Jose Mauro De VasconcelosVasconcelos’un kuşaktan kuşağa aktarılan kitabı Şeker Portakalı 50 yaşında, dalından koparılmış bir portakalı andıran özel tasarımıyla ve özgün çizimlerle karşınızda.
bir kitabı okudu.
"Acıyı sessizce öğrenir insan."
+"neden hiç mutlu değilsin zeze" -"Neden mutlu olmalıyım" +"çünkü dünyaya bir kez geliyoruz" -"İyi ki bir kere geliyoruz portuga" +"neden" -"ikinci bir hayatı kaldıramazdım"
İnsan, sevilmediği yerde hep bir kusur taşır üzerinde. Ne giydiği, ne söylediği, ne de yaptığı tam oturur karşı tarafa. Çünkü bazı kalpler, sevmeyi değil eleştirmeyi seçmiştir. Ve o seçimde en düzgün insan bile eğri görünür.
"Ruhu çok ağrıyordu, her zaman gülüyor olmuş olsa bile"
Bir kış sabretmişsin de tam çiçek açacakken dolu vurmuş gibi oluyor bazen hayat.
Fazla fedakarlık, fazla vefasızlık getir
"Fazla fedâkarlık, fazla vefasızlık getirir. 👌
bir kitabı okudu.
133. baskısını yapmış ve bu baskısında da 50.000 satmış bir kitabın incelemesini yapmak sizlerin de takdiridir ki bana düşmez. Zaten birçok incelemesi var. Ben, bende uyandırdığı hisleri ve nasıl dersler çıkarttığımı yazmak istiyorum. Öncelikle en kötü tabiriyle salya sümük ağladım, sevgili kitapseverler. Neredeyse her sayfasında... Durmadan burnumu sildim diyebilirim. Kitabı kalabalık bir yerde okumuyor olsaydım utanmadan sesli de ağlayabilirdim... Çok duygu yüklü bir kitap. Ah Zeze'm... 5 yaşındaki karakterimizi çok içselleştirdim. Zekasına, her şeyi öğrenme isteğine, hele ki ince yüreğine hayran kaldım. Tek istediği şey sevgi ve güzel sözlerdi aslında. Sevdikleri için çırpınmasına rağmen hak ettiği değeri alamaması içimi parçaladı geçti. Hele babasına sırf Noel hediyesi verebilmek için çalıştığı kısımda dahada paramparça oldum. Ne çok dayak yedi o minicik bedeniyle. Ne çok acı çekti o minicik haliyle... Portuga'nun feci ölümüyle aslında Zeze'de çocukluğunu yitirdi. Yaşama sevincini yitirdi. Biliyorum ki bu ve farklı şekillerde hayata kötü deneyimler yaşayan çok insan var. Çok can acıtıyor bunu bilmek. Bu romandaki anahtar kelime **sevgi** . Zeze eğer Portuga'dan gördüğü sevgiyi ailesinden görseydi tüm hayatı o kadar zorluğa rağmen güzel olabilecekti. Ben çocukların hep mutlu olmasını temenni ediyorum, dua ediyorum buradan. (Ama biliyorum imtihan dünyası. Ah çocuklar ah. Ah minik yüreklerim..) Aslında kendimden utandım. Dert sandıklarımdan utandım. Utandım işte herşeyden. "Ne kadar az şükrediyorum sana Allah'ım." dedim. Dedim gerçekten. Roman gerçek bir hayat hikayesi olmasa da biliyorum ki bunun gibi hatta bundan beter hikayeler gerçek hayatta var. Şükretmek lazım halimize. Affetmek lazım çocukluğumuzu.. **Sevgi, sevgi ve sevgi** Birine kin beslerken birden sevginin gücü ile kin beslediğin kişi için yataklara düşebiliyorsun. Ne tuhaf bir kelime değil mi? Ne kadar hoş ama ne kadar zor bir kelime. Neden birbirimize hep sevgi besleyemiyoruz? Neden sevgiyi esirgiyoruz? Allah'ın izniyle sevgimi gizlemeyeceğim bundan sonra. Çok büyük pişmanlıklar getiriyor bu ve diğer kitaplardan çıkarılacak en temel şey bu. Geç olmadan ders çıkartmak gerekiyor.
bir kitabı okudu.

