Ben ilkokula gittiğim yıllarda öğretmenimiz bize Kelime Defteri tuttururdu. Alfabetik fihrist formunda, ince uzun bir defterdi bu. Türkçe dersi sırasında karşılaştığımız yeni bir kelimeyi ve onun anlamını günlük defterimize değil Kelime Defteri’ne yazar, karşı tarafta cümle içinde kullanırdık. Böylece kendimize ait sözlüğümüz oluşurdu. Şimdi ben de kendi kelimelerimi merak ediyorum ve onları bir araya getirerek cümle içinde kullanmayı deniyorum. Bir tür Kelime Defteri çıkarmak istiyorum kısacası. Bir de merak ediyorum, acaba fark etmediğim kelimelerim de var mıdır benim? Yoksa hepsinin farkında mıyımdır? İşte benim Kelime Defteri’m... … Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı. İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde. Tabiat: Yarı ölü düştüğüm bahçede yabani bir lâvanta çiçeğini saçlarımın arasına takma arzusunu duyduğumda, beni taşıdığım can hatırına onaracak olanı da tanıdım. Nergis: Gül devrim, lâle devrim geçti. Şimdi nergis devrimdeyim. Karadeniz: Karadeniz’in ayrı bir kimliği var. O yüzden Kelime Defteri’nde Deniz’e rağmen Karadeniz var. İçinde Fırtına. Çay: Çayı yaratan Allah’a hamd olsun. Ya yaratmamış olsaydı! Yazı: Hayatımın merkezinde duran şey yazıdır, yazarlık değil. Defter: Bitti. Oysa benim daha çok kelimem kaldı. Su gibi. Ateş gibi.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Ti̇maş Yayinlari
- Basım Yılı
- 2024
- Sayfa Sayısı
- 256
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786050817805
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~6 Saat 24 Dakika256 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

