“Artık, toprağı kazmak Yadigâr için bir araç değil, amaç olmuştu. İster maden ister firar ister define olsun, tüm bu kazılar, onu öksüz bırakan kalpsiz dünyadan toprak ananın rahmine doğru bir yolculuktan başka bir şey değildi.” Aslında bir hayatımız var mı? Zamansal, mekânsal, bedensel ve sosyal olarak tümüyle kendimize ait bir hayat? Peki, yaşadıklarımızı bir hayat saysak bile tüm bunların bir anlamı var mı? Bu efsunlu romanın kahramanları biraz absürttür, yaşamları ve başlarına gelenler gerçekliğin sınırını zorlar. Ama bu onların tercihi değildir. Bunun sebebi, atalarının, kahramanlarımızın üzerine göçen hayatlarının, kaldırılması imkânsız lanetli hafriyatıdır. Osman Özarslan’ın Hafriyat adlı bu ilk romanında, kahramanlar cezbeyle çekilerek bir kara deliğin içine düşmüş gibi, zamansız ve mekânsız oradan oraya dolanırken küçük fısıltılar duyarlar, bu hayatı onlara miras bırakanların siluetlerini görürler, bir zamanlar bir anlamı vardıysa da artık ne anlama geldiği belli olmayan nesnelerle birlikte zamanın giderek büyüyen boşluğunda savrulurlar.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- İleti̇şi̇m Yayinlari
- Basım Yılı
- 2025
- Sayfa Sayısı
- 199
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9789750537998
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~4 Saat 59 Dakika199 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

