Önümde onca cevapsız soru, çözülmeyi bekleyen onca problem varken verebilecek tek bir cevabımın olmayışı ne büyük çaresizlikti. Çok bilinmeyenli bir denklem içinde kendimi koyabileceğim bir yer var mıydı? “Sevdiğin kadar sevilirsin” diyen şair iki gönül arasındaki orantıyı doğru kurmuş muydu acaba? Ya sevdiğim kadar üzülürsem? ********* Sevmek en ağır yürek işçiliği idi. Hayatta her şeyin bir bedeli vardı, aşkın da... Sevilene ulaşabilmek ve gerçekçi bir âşık olabilmek için ciddi bir bedel ödemek gerekiyordu. Özlemek de sevmenin bedeli sayılmaz mıydı? Aşk; bütün nefsi arzularına karşı koyup kendini yok etmek, manevi aidiyet duygusuyla yeniden var olmak değil miydi? ********* Zor bir yolculuktu benimkisi. Yol uzun, vakit dar, sonu karanlıktı. Yine de karanlığı aydınlığa çıkaracak bir umudum hep vardı. Üstelik zorluklarla başa çıkmayı küçük yaşlarda öğrenmiştim. Bu yüzden mücadeleci ve pes etmeyen bir karakterim vardı. Tek korkum yabancısı olduğum bu şehirde acemisi olduğum duygulara esir olmuş kalbimle nereden ve nasıl başlayacağımı bilememekti.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Basım Yılı
- 2025
- Sayfa Sayısı
- 192
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- 1. Hm. Kağıt
- Boyut
- 13 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786253794194
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~4 Saat 48 Dakika192 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.
Kitabın Diğer Baskıları12



