Sadece kalemleri vardı ellerinde Halkın Sesi'ni duyurmak için. Zap Suyuna köprü yapanların kuşağından geliyorlardı, Onurlu ve ilkeliydiler. Kalemlerini kırdılar ama satmadılar. Patron Naci bey bir gün. Tahsin beye rahatsızlığını açar. "Bazı çevreler rahatsız, biliyorsun, Sinan almış başını gidiyor; ona vuruyor, buna vuruyor, ama vurulanlar da bana vurmaya başlıyor. Ne olacak bu gidişin sonu? Bazı geceler uykum kaçıyor." Tahsin yutkunur. "Siz merak etmeyin, ben ata gem vurmasını bilirim. Bundan sonra dörtnala koşamayacak merak etmeyin." "Nasıl olacak bu?" "Durumu anlatırım kendisine. Sanırım o da bizi anlayacak. Onun kişisel hırsları yüzünden geminin batmasına izin verecek değiliz ya. Yoksa hepimiz boğuluruz." "Tahsin, geminin kaptanı sensin," der Naci bey, devam eder yüzüne bakarak, "Ona göre, gemi ne karaya otursun, ne de batsın." Gemi karaya oturdu mu, battı mı, henüz tehlike geçmedi mi? Yolcularına ne oldu? Aşkları, özlemleri, yaşam biçimleriyle, hepsi bu romanda farklı bir anlatım tarzıyla okuyucunun ilgisine sunulmaktadır.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Ozan Yayincilik
- Basım Yılı
- 2015
- Sayfa Sayısı
- 496
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786055414825
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~12 Saat 24 Dakika496 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

