Bütün dava burada! Kıymeti bilinir bilinmez ayrı, fakat Şükrü Sak’ın elinde bir hazine var: On sekiz aylık şahitlik. Onu küçümsemek ahmaklık. Necip Fazıl tarafından “ beklenen ” olduğu belirtilen bir mütefekkirin çile, öfke, sükût, çalışma, nükte ve günlük hayat içindeki görünüşünü, hayatın içindeki ayrıntıları kaydetmiş. Onun şahsiyet çizgilerini, derinliğini gösteren örneklere şahit olmuş... Tarih, böyle şahitlerle nefes alır . Geçmiş unutulup gitmesin, hadiseler şahitsiz kalmasın, sebepler karanlığa karışmasın diye… Eyvallah! Fakat şahit, gördüğünü kaydeder; şârih , gördüğünün ne olduğunu söyler. “Şunu dedi…” Güzel. Neye nisbetle? “Şunu yaptı…” Peki. Hangi fikrin görünüşü? “Bunu görünce yüzü aydınlandı…” İyi. Bu parça hangi bütünün habercisi? Cevap yoksa? Albüm! Çay, sigara, rüya, kuş, dondurma, şiir, öfke, kelime, politika, hücre… Hepsi doğru. Hepsi gerekli. Hepsi asla nisbetle asil teferruatlar olabilir. Ama asıl değil! Bir avuç toprağa bakıp “orman” diye bağırmakla ağaç yetişmez. Toprak nereden, tohum ne, hangi iklim, gaye ne? Bütün Fikir olmadan parçalar, birbirine selâm vermeyen komşular gibi yan yana oturur.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Ki̇tap Kulübü Yayinlari
- Basım Yılı
- 2026
- Sayfa Sayısı
- 258
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786259581460
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~6 Saat 27 Dakika258 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

