Yasin Balcı, toplumdan bireye, bireyden benliğe soyunan bir akışta dilin yatağını besliyor. O lirik sürüklenişte parlattığı dizelerle “Taştan duvar, gelmeye ve görmeye…” diyerek karşısına dikildiği her kavramsal seti yer yer çağlayarak yer yer incecik sızıntılarla aşıyor. “Kalbe gelen ahenk dile de gelirmiş” düsturuyla kaleme aldığı ilk şiirlerinden oluşan eserinde, nice vakittir içinde beslediği “Buz dağının suya kavuşma türküsü” çözülüşü ile sükûnetle ruha işlemeyi başarıyor. Doğu ve batı, küskünlük ve umut, yenilgi ve zafer sesinde birleşiyor. “Korkuyorum bunca gecikenlerden“ demiş; öyleyse gecikmemeli artık, öyleyse “Her şeyden biraz kalmasın artık…” Nur İpek Önder Mert “Buz Dağının Suya Kavuşma Türküsü” “Bilmediğim bir kente ayak basmak İnce tınısında gazellenen eski İstanbul şarkılarının Kokusuyla sepya ihtişama davet edişi Seni kutluyorum ey gönül Bu hava bir ziyaret-i tecessüs hâli Adımlamak geçtiğin sokakları Sanki yeniden sızlarcasına sen kalbimde Fermanperest ihtilal hâli bu bendeki Sen! İçimde beslediğim buz dağının suya kavuşma türküsü”
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Basım Yılı
- 2020
- Sayfa Sayısı
- 48
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786257892872
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~1 Saat 12 Dakika48 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

