KifidiaKifidia
Geri

İnsanat Bahçesi

Selma Dolgun
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Herkes kendi vatanında Sindirella’ydı. Zira kaçarken düşürdükleri ayakkabının diğer teki kendi topraklarındaydı. Onların kimliği ayakkabının geride kalan diğer tekiydi. Dönüp onu giymezlerse kimliksiz ve de vatansız bir külkedisi olarak yok olup gideceklerdi. *** Aşk bir sınavdır! Birlikte ölmeyi göze almak aşk değil, ayrı olunsa da karşıdakinin nefes aldığını bilip şükretmektir. Aşk, sınırı aşmak değil, cesaret gösterip sınırda kalmayı göze almaktır. Aşk, aşkı için alemden vazgeçebileceğini herkese ispatlamak değil, gerektiğinde alem için aşkından vazgeçmeyi bilecek kadar âşık olduğunu kendine ispatlamaktır. *** Cehennem dedikleri böyle bir şey olmalıydı. Ateş, ateş ve sadece ateş!.. İstanbul'un bağrı tutuşmuştu. Beyoğlu ateşler içinde yanıyordu. Haliç, Hasköy'e bakıp ağlıyordu. Ama nafile, gözyaşları yangını söndürmeye yetmiyordu. Yanıyordu Hasköy! Yanıyordu Beyoğlu! Yanıyordu İstanbul! Üç gün üç gece durmaksızın… Düğün değildi ki bu… Neden bu kadar uzun sürmüştü ve söndürülememişti? Oysa gözyaşları sel olmuştu, sönmeliydi bu ateş. Bu gözyaşları bu cehennemi soğutmalıydı. Nafile! Ne ateş sönmüştü ne de cehennem soğumuştu.

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2022
Sayfa Sayısı
208
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
13.5 x 19.5 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9786057375247

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~5 Saat 12 Dakika
Günde 30 dk
11 gün
Günde 1 saat
6 gün
Günde 2 saat
3 gün

208 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam