Her yolculuk bir soruyla başlar: “Hayatın neresindesin?” Kemal'in yıllar sonra Ankara'ya doğru çıktığı bu yolculuk, geçmişle yüzleşmenin, yarım kalmış bir hikâyeye yeniden dokunmanın sancılı ve umut dolu öyküsüdür. Kırmızı bir Mustang'in içinde dönen düşünceler, çocukluğun masum anıları, kaybolan bakışlar ve yitirilmiş ihtimaller… “Karadutun Lekesi”, bir karşılaşmanın eşiğinde bekleyen kalbin kırılganlığını, bir şehrin yağmurla yıkanan yüzünde saklanan özlemi ve insanın iç sesiyle yaptığı sessiz kavgasını anlatıyor. Zamanın akışında derinleşen sorular, beklenmedik cevaplara dönüşürken, okuru da kendi geçmişinin tozlu raflarında dolaştırıyor. Bazı duygular vardır, anlatılmaz; bazı buluşmalar vardır, gecikir; bazı lekeler vardır, silinmez… Bu roman, o lekelerden birini anlatıyor. Sakin, sade ve çok tanıdık bir şekilde.