dedi ki; “İ. kentine gelirkenki sevinç A. kentine gelirkenki hüzün gibi” böyle tanımlıyordu beyaz yüzünde birer safir gibi taşıdığı gözleriyle. o hep gelirdi yani -bilirsiniz gurbete gidilir sılaya gelinir, sılaya dönülürdü ancak.- bir bakıma hep gurbetteydi o hep bir şeylerin gurbetinde, bir şeylerin özleminde gibi hüzünlü ve güzel bakardı sadece bir kentten diğer bir kente bir kentten diğer bir kente