O yaşta kötü yola düşen Nataşa, bara yeni girdiğimiz ve henüz masamıza oturduğumuz sırada Türk olduğumuzu fark edip yanımıza gelmiş Türkçe “Ağabey Hasan’ı gördünüz mü?” diye sormuştu. Nataşa’nın bu tuhaf sorusuna çok şaşırmıştım çünkü Nataşa’yı ilk defa görüyordum ve tanımıyordum. Ancak Nataşa o an hata ettiğini hemen anlamış, sorusuna cevap beklemeden elleriyle ağzını kapatarak: “Affedersiniz saçmaladım, sorumu lütfen unutun.” demişti. Ben bir taraftan da masamıza gelen garson kızlara içecek bir şeyler söylemeye çalışıyordum… Arkadaşım ise yüksek müzik sesinden olsa gerek Nataşa’yı anlamamış, yanımızdan ayrılıp birkaç metre uzaktaki barın bankına gidip oturmuş el hareketleriyle; “Ben buradayım birazdan gelirim” diyordu… İyi okumalar…