"İnsan konuşmayı unutur mu? Eğer ruhu ilmek ilmek başkalarının hayatına dikilmişse... Evet, unutur." On sekiz yaşında, otoriter bir baba evinden sadece şefkat arayışıyla kaçan bir kadının, otuz bir yıllık sessiz bir direnişe hapsoluş hikâyesi bu. Sığındığı limanda, "Bana adam lazım," diyen bir sesle hayalleri elinden alınan, sustukça kendi içinde kaybolan bir ruhun en dürüst dökümü. Kader, en çok korktuğun yerden mi sınar? Otuz bir yıl sonra oğlu kendi kaderini tekerrür ettirdiğinde, geçmişin tüm yükü Nursel’in omuzlarına biner. Ancak bu yüzleşme, kırk sekiz yaşında bir okulun bahçesinde yeniden filizlenişinin, ilk kez, "Ben buradayım," deyişinin sessiz zaferi olacaktır. Psikolojik derinliğiyle sarsan bu eser, kuşaklararası bir travmanın nasıl kırıldığının ve geç gelen bir özgürlüğün en çıplak hâlidir. Kitabın sonunda yer alan vasiyet niteliğindeki üç mektup, hayatınızın en zor kararını vermeden önce ihtiyacınız olan o son fısıltı olacak: "Sakın okumaktan vazgeçme!" "Sakın bir kızı kaçırma!" "Sakın evini çocuğuna zindan etme!" Bu sessiz uyanışa eşlik etmeye hazır mısınız?
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Basım Yılı
- 2026
- Sayfa Sayısı
- 216
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786253634308
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~5 Saat 24 Dakika216 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

