‘Gönlün sesini, gönlüyle dinleyenler duyar ancak’ derdi çok eski zamanlarda gönül dinlemeyi bilen birisi! Yine de dudaklarından birkaç cümle döküldü yaşlı kadının; gözyaşları sesinin içerisine karışırken: “Dondum oğlum, dondum! Hem de yazın en sıcak günlerinde; Ağustos ayında! Harman yaparken sıcaktan bunalır ve testideki soğumuş suyu içerek serinlerdik ya, deden gidince ben; bildiğin güneşin altındaki her yerde, öğlen sıcağında bile soğuktan üşüdüm! İşte o vakitten bu yana, onun yokluğundan mütevellit hâlâ Ağustos Soğuğu’nda üşüyorum…”