Karanlığın içinde bir çığlık: Kimse duyacak mı? Zehra için dünya, doğduğu günden beri karanlıktı. Ancak o, bu karanlığı piyanosunun tuşları ve sadık dostu rehber köpeği Yürekli ile renklendirmeyi başarmıştı. Ta ki o meşum geceye kadar... Kâğıthane’nin tenha sokaklarında yankılanan ayak sesleri; Zehra’yı sadece fiziksel bir karanlığa değil, insan ruhunun en kirli dehlizlerine doğru sürükledi. Parçalanmış hayatlar, cesetler ve "kusurlu" olanı onarmaya yemin etmiş hastalıklı zihinler... Cinayet Büro’nun deneyimli isimleri Mehmet ve Leyla; zamana karşı yarışırken sadece bir kayıp vakasını değil, kendi geçmişlerinin hayaletlerini de kovalamak zorunda kalacaklar. “Sesimi duyan yok mu? Lütfen... Bırakın beni!” Zehra’nın karanlığında ışık sönmek üzere. Kurtuluş, bir telefon mesajı kadar yakın mı yoksa ölümün soğuk nefesi çoktan ensesinde mi?