On iki kardeş, kadim zamanlardan beri en çetrefilli zamanlarda etmiştir. On iki kardeşin varlığıyla aydınlık yükselmiş, öfkeleriyle kör karanlıklar dizginlenmiştir. On iki kardeşin meçhul hikâyeleri dilden dile anlatılır. Efsaneleşmiş mevcudiyetleri ise bir korku geleneğine haizdir. Ortaya çıktıkları her devirde tarihin akışı değişmiş, alev ve kan iç içe geçmiştir. Bir ejderhaya dönüşebilen bu kadim soy, insanların, elflerin hatta ve hatta kayıtsız cücelerin dahi ilgisini daima üzerine çekmiştir. Ve şimdi, karanlığın bir kez daha yeryüzüne hücum ettiği bu belirsiz çağda, o kardeşlerden biri yeniden uyanmıştır. Asıl soru ise: onların gizemli kökenlerinden bihaber olanlar için bu bir lütuf mudur, yoksa kaçınılmaz bir tehdit mi?