Türklüğün gururunu içime sığdıramadığım süreçte birileri bu asil kan için can verirken ben hiçbir şey yapmadan duramam, düşüncesiyle kalemi elime aldım. Önce ruhumun haykırışlarını dinledim sonra yüreğimden dökülenleri. Bazen her zerrem arzuladı şehadet şerbetini bazense görevimin şehitlerimizi ve Türklüğümüzü haykırmak olduğu düşüncesiyle yerimde duramadım. Emin olduğum tek bir şey vardı: Durmamalıydım. Özümüzü, gücümüzü, kahramanlığımızı haykırmalıydım. Özellikle yolunu kaybeden, aslını unutan gençlerimize “birilerinin” bizim için nelerden vazgeçtiğini hatırlatmak amacıyla bu kitabı yazmaya karar verdim. Dışarıdan bakınca anlık olarak yaşadığımız hüznün derininde aslında nasıl bir yolculuk, nasıl bir umut, nasıl bir aşk var, yüreğimin titrediği kadarıyla anlatmaya çalıştım. Türk’ün ve Türklüğün nasıl bir güç olduğunu ve her Türk evladının o güç ile başarabileceklerinin sınırı olmadığını aktarmak için uğraştım.