“Lacrimosa, üzgün, küçük sevgilisi gecenin, Söyle; gök mü böylesine karanlık, yoksa saçlarından mı zifirin?” Ankara ile İstanbul arasında gidip gelen bir genç adam… Kampüs banklarında, gece yarısı yurt pencerelerinde, kalabalık şehirlerin ortasında büyüyen bir yalnızlık. Hakan’ın siyah deri kaplı günlüğü; dostlukların, yarım kalmış aşkların, inanç ile inkâr arasındaki kırılgan salınımın ve aynadaki yabancı bir benliğin kaydıdır. Lacrimosa, gençliğin şaşaalı yalnızlığını, varoluş sancısını ve sevmenin korkutucu gerçekliğini anlatan lirik bir iç yolculuk. Bu günlüğün sayfaları arasında, kendinizle karşılaşmaya hazır mısınız?