"Yaşamın bir sihri olmalıydı. Ve bu sihir hiçbir zaman ölümü hatırlatmamalıydı. Acımasızlığını kendi içinde saklamalı, içinden gelen şekli almalıydı. Yoksa hayat çok çekilmez oluyordu. Belki de yaşadığımız dünyanın en büyük sorunu buydu. Hem kendimizi aşmaya çalışmamız hem de bütün bu çabalardan sonra huzuru bulamamamızdı asıl mesele. Ya da olaya şöyle mi bakmalıyız: ne için mücadele ettiğimizi bilmek, mutlu edecek ne varsa onu aramak. Başkasının kurguladığı bir dünyayı asla kabul etmiyoruz. Ne zaman ki insan kendi idaresini eline alacak, asıl mutluluk o zaman gelecektir. Bilinmeli ki insanı köleleştirmek, özgürleştirmekten daha kolaydır; buradan başlamalıyız anlamaya."