KifidiaKifidia
Geri

Gün Yanığı

Orhun Güç
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

Şiirle aşk arasında derin bir ilişki olduğu herkesin malumu. Bir aşkınlık hâlinde vücut buluyor ikisi de. Ancak şiirle gençlik arasında da derin ve sürekli bir ilişki bulunduğu neredeyse kesin gibi. Arthur Rimbaud, Lautrémont Kontu, şiirimizde kendini erken yaşta kanıtlamış olan Nazım Hikmet, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Atilla İlhan, Arkadaş Z. Özger, Ahmet Erhan, Nilgün Marmara, Didem Madak, … bunun çarpıcı örnekleri değil mi? Yalnız insanın ilk gençliğiyle değil, insanlığın ilk gençliğiyle de şiir arasında sıkı bir ilişki olsa gerek. Şiir insanın ilk gençlik çağından beri var olagelen bir “olgu”. Bütün yazınsal sanatların anası ya da atası… Öteki yazınsal ve dramatik sanatlar hep oradan sürgün verip gelmiş. Homeros dedesi ise, Sappho da ablasıdır bu şiirin, Aiskhylos, Sophocles, Euripides de ağabeyleridir. Öte yandan, şiir yalnız bir teknik değil, bir nitelik aynı zamanda. Ona bulanan, onunla kaynaşan sanatlar, onunla kaynaştığı oranda daha etkili oluveriyor. Öylesine ki şiir her şeyi sahici kılıyor; insanı, aşkı, hayatı, dahası şiirin kendisini bile… Hayattan şiiri çıkarırsanız ne kalır geriye? Her ne kalırsa tatsız ve tuzsuz olur. Orhun Güç’ün Gün Yanığı adını taşıyan ilk şiir kitabı bunları düşündürdü bana. Gün Yanığı ilk gençlik tazeliğinde bir kitap. Aşık olan bir gencin, aşkı ve şiiri keşfediş serüveni gibi… O serüven boyunca tutulmuş notlardan, geçilen kıyılar boyunca oltaya gelen dizelerden, şiirlerden oluşuyor. “Uzat gövdeni / Çiçekten masallar gibi” diyor sevgiliye. “Bir şairin sözleriyle / Senin gözlerini yarattığını gördüm” diye sürdürüyor. Sonra sözün gücünü ve “kifayetsiz”liğini fark ediyor. Bedenden yola çıkıp ruha ulaşıyor. “Şimdi sen güldükçe genişliyor ruhum.” Ardından giderek ona da şaşırıyor: “Nasıl olur da bir insan her şeyi sığdırır bir ruha” diyerek soruyor kendine. Önce büyük bir şaşkınlık yaşıyor aşkla karşılaşınca. Bu kadar büyük bir “ateş”le nasıl baş edeceğini bilemiyor. Belli ki imdadına şiir yetişiyor. Onunla erginleşiyor, bir eşik atlayıp olgunlaşıyor sanki. O “muazzam” aşkla baş etmekle kalmıyor, mecnun gibi, onun da ötesine geçiyor, yeni bir aşkınlıkla. Ama o eşikten geçmemiş hâlinden de vazgeçmek istemiyor. Zamana çatıyor: “Ah zaman, / İçimdeki mutlu çocuğu almasan olmaz mı” diye sitem ediyor. Oysa farkında, aşk yakar bütün gemileri, köprüleri uçurur. Ama şiirle güzelleşir. İşte onun kitabıdır Gün Yanığı . Adına “Gül Yanığı” da denebilir “Bülbülün Yürek Yanığı” da. Taptaze, aşk dolu şiirler… Yolu açık olsun… Hasan ERKEK

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Basım Yılı
2025
Sayfa Sayısı
64
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
13.5 x 21 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9786055749354

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~1 Saat 36 Dakika
Günde 30 dk
4 gün
Günde 1 saat
2 gün
Günde 2 saat
1 gün

64 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam