Marslı Kadın, kendisine bile dünyalı gelmeyenlerin, dünyaya yabancılaşanların bir aynasıdır. Bu kitap hem sevilen birine yazılmış mektupların, hem de başka bir gezegene düşmüş ruhların şiiridir. Aşk var, ama çiçek ve böcekle sınırlı değil; sancı, öfke, boykot ve direniş de var. Bu kitapta bazen susan bir yalnızlık, bazen sarkastik bir kahkaha, bazen de dünyanın omzuna yüklenmiş bir protesto çığlığı konuşur. Şiirler ne sadece romantiktir ne sadece politik; ama hepsi gerçektir. Bu kitap, kendini yalnız hisseden herkesin, bir yerinde kendine rastlayacağı bir evrendir. Mars’tan dünyaya bakınca, belki de en çok biz anlaşılırız. Marslı Kadın, gezegenini yitirmiş ruhlara yazıldı. Şimdi senin elinde… Okudukça belki sen de hatırlarsın: Kalbinin de başka bir gezegeni vardı. İşte Marslı Kadın, kendini bu dünyaya fazla hissedenlerin, başka türlü sevenlerin, anlaşılmak isteyenlerin kitabı. Belki de senin aynan…