Şu sokakların bir yüzü bin ruhu varmış her kapı eşiği bir mahşer her köşe başı bir mizanmış. Meğer ne gizemli şehir bu Urfa ne kadar kusurdan arınmış bir düzenin ne kadar muazzam bir karmaşası. Bazen açık saçların arasından savrulup gelen bir rüzgâr, bazen bir sarhoşun gözyaşları, bazen bir vav gibi eğik iken elif gibi dikleşen bir tablodaki fırça darbeleri... İşte kimse bilemez ne vesile olur Allah'ı hatırlamaya. Satırlarımda beni cesaretlendiren saygıdeğer aile büyüklerim Mahmut Akagündüz, Hanife Akagündüz ve Vedat Akagündüz'e hürmetlerimle...