Kaderler ortak yaşanır, kişiye özel kader yoktur. Bildiğince yaşayamazsın kendininkini. Birininki diğerinin belirleyicisidir. İnsanları birleştirir, peşine takar götürür. Tekil değildir, çoğuldur kader. Dişidir, ürer, üretir. Şemsiyedir, sokulanı örter. Kimi saçağın altında kalır, kimi yağmurun altında. Yıl 1960. Elektrik ulaşmadı daha, karanlık. Aydınlığın varmadığı yerde yaşanan hayatlar. Acılar, sevgiler, ayrılıklar, alışmalar… Hepsi bir başka. Kader pastası kondu ortaya, herkes dilimini aldı. Günün sonunda toplanamadı dilimler. Pasta olunacaksa birleşmeli yeniden. Fahriye, Gülfidan, Iraz, Mirza ve Hamza kader pastasının dilimleri. Iraz, kader bağlacı. Olayın haklısı, anlatandır. Görünen değil, gölgedeki dinlenmeli. Haklı, sinede gizlidir, her şey lafa dökülmez. Laf cambazlığının şampiyonu olmaz. Söz söylenir, geride hayatlar kalır. Dünya topu dönerken kimi parlar, kimi söner. Zamansız hayatın içinde onlar, yanlış zamanda, yanlış yerde… Akıtma sularını sessiz sessiz. Topallık kalıcıdır bilirim, yürüyeceğiz yıkılana kadar. Kalem ne söyleyeceğini bilir. Parlayanlarla, sönenlerin hikâyesi…