Sizlerden bu sayfaları aceleyle çevirmemenizi rica ediyorum. Asım’ın küflü defterini okur gibi satırların kenarına parmağınızı koyarak, yüreğinizden gelen sesi dinleyerek ilerleyin. Bir satırın sildiği kelimeyi zihniniz tamamlasın çünkü kimi hakikatler, yüksek sesle değil silik yazının vakarıyla anlaşılır. Karın sesini, rüzgârın uğultusunu, bir tas çorbanın dumanını, bir annenin dua ederken titreyen dudaklarını... Hepsini aynı sayfada duyacaksınız. Harun KARTAL