Bu satırlar bir maksadı açıklamak yahut bir hüküm koymak için yazılmadı. Şiirler, bizzat yaşantının içinden, kendiliğinden çıktı. Ne baştan bir plan yapıldı ne de yazılanlar bir çerçeveye zorlandı. Bir iddianın sonucu olarak değil; yaşanılanların kâğıda dökülmesiyle meydana geldi. Başka bir anlam yüklemek lafügüzaftan öteye geçmez. Eserde yer alan şiirler, yazıldıkları anın izini taşıdığı düşünülerek bir araya getirildi. Yazıldıkları zamana ait duygu, dil ve tereddütler korunmaya çalışıldı; sonradan düzeltmek, olgunlaştırmak ya da başka bir hâle sokmak tercih edilmedi. Metinler, ilk çıktıkları hâle mümkün olduğunca yakın bırakıldı. Bu kitapta yer alan şiirlerin çoğu ölçü gözetilmeden yazılmıştır. Bununla birlikte aruz ve heceyle kaleme alınmış metinler de yer alır. Ölçüsüzlük, yazıldığı andaki hissin bozulmaması kaygısıyla tercih edilmiştir. “Yârin kanlı yaralarını sarmaz isen sevginle, Kırdığın mahluk olursa hak dostu olamazsın. Nârın gazabına seni mahkûm eden kibrinle, Ezdiğin masum olursa hak dostu olamazsın.”