Lilith’den son doğanımıza… Tarihin sedasız köşelerinden günümüze adları yok sayılmış yahut göğe nakşolmuş kadının, evrenselleşen varoluş mücadelesine yüreği ile eşlik eden, omuz omuza yürümemiş fakat ruhları aynı suda yıkanmış, aynı göğün altında güneşin şefkatiyle, farklı topraklarda sararıp serpilmiş, nihayetinde aynı kozmosa dönüşmüş “Buğday Başakları”na bir selam, bir veda aralığı ve kozmosun sahibine bir adalet çağrısıdır bu kitap. Kadersel bir infilak-ı yalnızlığın içine doğan ve sahipsiz olduğundan ateşi, cayır cayır yanarak kül olan, is olan, toz olan, zerre olan ve hiç olan kadının hiçliğinden, canlı cansız tüm kâinat öznelerine dönüşümü ve en nihayetinde yine bir infilak ile son bulacak olan kâinata evrilişinin gerçek öyküsüdür. Filhakika infilak eden bir yalnızlıkla başlayan ve yine infilak eden bir yalnızlıkla son bulacak olan bir öykü. Hiçlikten hiçliğe tek hakikatin delilidir.