Bu kitap masallarla başlar. Ama kimseyi uyutmaz. Masallar burada mutlu sonlar için anlatılmaz; hatırlamak, yüzleşmek ve hayatta kalmak için anlatılır. Ariel, Ayça, Şeniz ve Bora… Birbirine dolanan kimlikler, bölünen zihinler, sevgiyle şiddetin, aşk ile kontrolün ayırt edilemediği ilişkiler. Yetimlik, dissosiyasyon, kurtarıcı olma arzusu ve ruhun kanserleştiği noktalar; bu metinde masal kılığına girer. Bu bir aşk hikâyesi değildir. Bu bir delilik hikâyesi de değildir. Bu kitap, insan ruhunun kendini korumak için neler yaratabildiğinin masalsı ama acımasız bir kaydıdır. Masalların içinde masallar vardır. Bazıları iyileştirir. Bazıları yakar. Ve bazı masallar… Bitmez.