İnsan neyle direnir? Kurşunlara karşı bir parça kâğıtla, tanklara karşı avuçta sıkılan eski bir ev anahtarıyla ve her şeyini kaybetmişken bile eksilmeyen bir imanla… Rania, Gazze’nin çileli sokaklarında yürürken adımlarını öfkeyle değil, bitmek bilmeyen bir sabırla atan bir annenin, bir halkın aynasıdır. Her satırı yaşanmışlıkların sızısıyla yoğrulan bu romanda; zeytin gözlü çocukların rüyalarını, annelerin sessiz çığlıklarını ve teslimiyetin nasıl aşılmaz bir kaleye dönüştüğünü iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Rania, sınırları aşan, vicdanları uyandıran ve unuttuğumuz o saf inancı yeniden hatırlatan bir çağrı. "Çünkü ev, sadece çatısı olan bir yer değildir; ev, ne olursa olsun geri döneceğini bildiğin o sarsılmaz inançtır." Gözlerinizi kapatıp kulak verin; yıkıntıların arasından yükselen bu ses, hepimizin hikâyesi.