Yedi sekiz yaşlarında olduğum yılların ilkbahar aylarında, karların ovalardan kalkmasıyla birlikte koyunlarımızı, kuzularımızı kırlara götürür, otlatırdım. Kuzular çok yaramaz olurlardı. Hem otlarlardı hem de yerlerinde bir an bile durmaz, meleyerek bir o yana bir bu yana koşuşurlardı. Bunları bir arada tutup otarmakta çok güçlük çekerdim. Bu yaramazların karınları doyunca da yavaş yavaş bir araya toplanır, yatarlardı. Ben de bunların yanı başında oturur; elimdeki değneği biz saz gibi tutar, başlardım halk dilinde söylenen türküleri, manileri coşkulu bir hevesle söylemeye... Ben burada, bundan sonraki hayat hikâyemi ve bununla birlikte küçüklüğümden ilham alma, kendime özgü ve arı bir üslup ile söylemiş olduğum şiirlerimi yazmaya çalışacağım. Bu eserimi okuduğunuzda bazen aşk, bazen neşe ve bazen de gözyaşı bulacaksınız. Keyifli okumalar… Şevket EMİR