Bazı şeyleri gözümde fazla büyütüyor ve bir an sonra pişmanlık duyacağım hareketlerde bulunuyorum ...

Yakıcı Sır
Stefan ZweigKısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık kurarak işe koyulur. Yakıcı Sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara büyüklere göründüğünden çok daha berrak görünmektedir… (Tanıtım Bülteninden)
İnsan birine yalan söylüyorsa, başkasına da söyler.
Nefret insanın çabuk öğrenmesini sağlıyordu.
Bazen çocukları bizim gerçek addettiğimiz dünyadan ayıran sadece incecik bir perdedir ve rastlantısal bir rüzgarla açılıverir.
Yüreği kötü bir şey beklemeyecek kadar temizdi.
Ne var ki daha dün gözüne o kadar önemli ve çekici görünen bu şeylerin tümü şimdi birdenbire değerini yitirmişti, onları aptalca ve değersiz buluyordu artık.
Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz, aslında daha öncesindeki gerilime, ruhun bütün büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir. Yaşanmamış duygular burada birikerek aşırı ağırlaşır ve değeceğine inanılan ilk kişiyle karşılaşıldığında alabildiğine boşalır.
Çocukları kandırmak, kimsenin kalplerini kazanmak için uğraşmadığı bu masumların gözünü boyamak, ne kadar da kolaydı.
Fazla uslu olmak da iyi değildir!
Tek başınayken kutusundan çıkartılmayan bir kibrit kadar soğuktu ve kendine bile yaran yoktu.
Stefan Zweig kitaplarını seviyorum,akıcı ve insan psikolojisini yakından inceleyen konulara yer vermiş kitaplarında. Dili sade ve anlaşılır,betimlemeleri kuvvetli... Kitaba gelecek olursak Anneye fazlası ile kızdım,bir insan nasıl olurda duygularına yenilip oğlunu ikinci plana atar. O küçücük çocuğun dünyasından görmez dünyayı... Ah Edgar küçük çocuğum... Ne çok duygular sığdırmışsın içine bu küçük yaşta olgunlaşıp. Ama sorun sende değil ilgisizlik gösteren ailende. Öyle ki tanımadığın birine bir anda bağlanmazdın.

