KifidiaKifidia
Geri

Üsküdar'ın Meczubları

Serhat Onur
Henüz puanlanmamış
0 paylaşım

19.yy’a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları, ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür, içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar, Hakk’ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak değerlendirilir, toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır, dışlanmaz, her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı. Kethüdazade Ârif ‘in “Ne vakit Üsküdar’a geçsem aklıma âhiret gelir” sözünü tasdik eden zâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar’ın bazı sakinleri, bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak “Meczub” sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir. Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti, yoksa onlar mı Üsküdar’a gelmişti Üsküdar’ın sıradan bir gününde, sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur. Mevleviyyeden İrfan; Üsküdar’ın mahallelerini dolaşır, sokağın ortasında durup: semâ etmeye başlarmış. “Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur” diyerek semâ etmeye başlarmış. Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları “Üsküdar” olup, biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak, onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık.

Okuyucuların Hisleri

Bu eser için ilk hissi sen ekle.

Kitap Künyesi

Yayınevi
H Yayinlari
Basım Yılı
2026
Sayfa Sayısı
192
Kapak Türü
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Boyut
13.5 x 21 cm
Dil
Türkçe
ISBN
9786256618367

Tahmini Okuma Süresi

Toplam ~4 Saat 48 Dakika
Günde 30 dk
10 gün
Günde 1 saat
5 gün
Günde 2 saat
3 gün

192 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

Reklam