Bazı kapılar vardır; bir daha asla aralanmamak üzere kapanır. Faruk Aydin’in Kendime Yabancı romanında, kahramanın hayatındaki o kapı, annesinin banyoda bulunduğu sabah kapanır. O günden sonra susan yalnızca evin duvarları değildir; kendi iç sesi de sulara gömülür. Yıllar geçtikçe konuşamadığı tek kişi kendisi olur. Bu roman, kapanmayan bir yaranın üzerine kurulan bir hayatın hikâyesi. Bitmemiş bir vedayı bitmiş gibi yaşamaya çalışan bir adamın iç yolculuğu… Travmanın gölgesinde kaybolmuş bir benliğe dokunan bu hikâye, okuru da kendi sessizlikleriyle yüzleşmeye çağırıyor. Bu, bir başkasının değil; hepimizin ruhunda yankılanan o dilsiz çığlığın romanı. Her satır, aynadaki yabancıya uzatılan bir el; her sayfa, kendi enkazımızdan toplanan birer hatıra parçası. Peki ya siz… Kendi karanlığınızda, kendinize ne kadar yakınsınız?