Bir vakfın başındaki idealist bir adam… Bir savcının gölgesinde açılan bir dosya… Ve iyilikle kötülük arasındaki çizgiyi bulanıklaştıran görünmez eller. Suat, bir zamanlar insanlara yardım etmeyi kendine hayat gayesi edinmişti. Ama güç, övgü ve itibar, niyetin safiyetini yavaş yavaş gölgeledi. Savcı Faruk’un yürüttüğü bir soruşturma, artık sadece bir davayı değil, bir insanın iç dünyasını da yargılamaya başladı. Her satırında “vicdan” kelimesinin yankılandığı bu roman, hakikatle yüzleşmenin bedelini anlatıyor. Çünkü bazen, insanı karanlığa iten şey kötülük değil, iyilik zannıyla yapılan hatalardır. Gölgeler Serisi’nin bu ikinci kitabı, adaletin, inancın ve insan ruhunun derin katmanlarında okuru yeniden düşünmeye çağırıyor. “Gölgeler’in en derini, insanın kendi içinde saklıdır.”