“Ocak başındakilerden çıt çıkmıyordu. Uykuya hâlâ direnebilenlerin suratlarında ise dinledikleri hikâyenin mahmurluğu ve yanan ateşin sıcaklığının verdiği tatlı bir pembelik vardı. Bunun yalnız hoş bir masal olduğunu düşünüp geceyi geçirmek üzere odalarına çekildiler...” Beyza Güngör, yalnızca tarihin tozlu sayfalarını havalandırıp kadim uygarlıklardan ürpertici hikâyeler anlatmıyor, modern dünyadaki garipliklerden de dem vuruyor. Bir yanda çevresindeki sık ağaçların sıkboğaz ettiği köhne kulübeler ve her yanı gıcırdayan eski ahşap evler, diğer yanda yalnızca dolunay ışığıyla aydınlanan kent sokakları ve ölümün kol gezdiği vapurlar... Deliliğin doladığı kollara karşı koyamamış, sanrıların, kâbusların, acı anıların pençesinden kurtulamamış, dinledikleri ürpertici masalları bir türlü unutamamış bu insanların hikâyelerini okuyanlar da kolay kolay unutamayacak olan bitenleri! “O, hep vardı. Oradaydı. Türlü kılıklara giriyor, kentten kente geziyor, insanların ruhlarıyla çeşitli oyunlar oynuyordu. Bu sefer, üzerine gezici bir sihirbaz kostümü geçirmiş ve masum çocuk ruhlarının peşine düşmüştü. Bu maske ve kostümlerin ardındaki varlık ise hep aynıydı ve bir yüzü yoktu. Salt karanlıktan oluşmuştu. Henüz bunu kimse bilmiyordu.”
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- İthaki̇ Yayinlari
- Basım Yılı
- 2024
- Sayfa Sayısı
- 184
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786052652961
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~4 Saat 36 Dakika184 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

