İnsanın içinde susturamadığı bir ses varsa, belki de orada hâlâ yaşayan bir şair vardır. Ölü Şair, aşkın, özlemin, ayrılığın ve yalnızlığın insan ruhunda bıraktığı izleri yalın fakat sarsıcı bir dille anlatan şiirlerden oluşuyor. Kimi zaman sevdiğine seslenen, kimi zaman kendisiyle hesaplaşan, kimi zaman da Tanrı’ya ve hayata sorular yönelten şair; kelimelerin yetmediği yerde suskunluğu, suskunluğun yetmediği yerde ise şiiri seçiyor. Bu kitapta İstanbul’un kalabalıkları içindeki yalnızlığa, kavuşamayan sevdalara, yarım kalmış hikâyelere, kaybedilen insanlara ve insanın kendi içinde verdiği sessiz mücadelelere tanıklık edeceksiniz. Geleneksel şiirin ahenginden serbest şiirin içten anlatımına uzanan dizeler; bazen bir türkü kadar tanıdık, bazen gecenin içinde yankılanan bir çığlık kadar derin… Ölü Şair, unutmak isterken hatırlayanların, severken vazgeçmek zorunda kalanların ve bütün kırgınlıklarına rağmen içinde hâlâ bir şiir taşıyanların kitabı.