Hiçbir yerde kalamadım, hiçbir yere ait olamadım ama çok arada kaldım. Düşmekten bahsediyorum, dipsiz kuyulara değil; dipli ve karanlık kuyulara... Kimsesizlik de böyle esasen, bir karanlık kuyunun ucundan ışığı görmeye çalışmak gibi. Ve eğer Yusuf değilseniz, bir kervanın da geçtiği yok oradan. Bu kavramı eğer merak ederseniz adı kimsesizlik, öyle söylendiği gibi kalabalıkların içinde de değil... Siz hiç bomboş bir çukurun dibinde kimsesiz kaldınız mı? Ben kaldım. Adım Yusuf değil. Yusuf kaldı, adı ben değil. Ey Araf! Yine geldim, sana diye çıkmadım bu yola. Dizlerimde dünyanın bütün yaraları... Sarmanı bekleyemem ama kucağında bir insanlık mesafeye ben uyuyorum diye, yerim kılma sen de orayı. Ey Araf, tut ve çek beni...