Hayatın absürtlüğü, insanın anlam arayışı, dünyaya çocuk getirme fikri ve antinatalizm düşüncesi etrafında şekillenen bu metin; yaşamı biçimlendiren sistemin görünmez zorunlulukları, acıları ve yalnızlığı içinde insanın kendi varoluşuna dönük dürüst bir sorgulamadır. Yaşamın kendiliğinden kabul edildiği bir dünyada, yeni bir bilinci var etme kararı gerçekten kime aittir? İnsan, henüz var olmayan bir bilincin yükünü üstlenebilir mi? Yoksa tüm bunlar, düşünülmeden verilen bir varoluş kararı mıdır? Kaleme alınan bu deneme, kesin cevaplar veya net yargılar ortaya koymak yerine, insan zihninde uzun süre silinmeyen soruların izini sürmeyi amaçlar.