Bazı insanlar dünyaya bakmaz. Dünyanın arkasında ne sakladığını izler. Kalabalıkların içinde oturduğunda herkes aynı anda konuşur, ama o başka bir şey duyardı. İnsanları değil; korkularını, eksiklerini ve sakladıkları tarafları izliyordu. Bu kitap; kırıldıkça güçlenen bir zihni, bağlarından sıyrılan bir iradeyi ve insanın kendi iç karanlığında yürümeyi öğrenişini anlatıyor. Burada şiirler kadar düşünceler, düşünceler kadar dönüşüm var. Çünkü bazı değişimler bir anda olmaz. İnsan bazen kendi içinden geçerken, geride bıraktığı kişiyi tanıyamaz hale gelir. Sevginin sığınak olmaktan çıktığı, yakınlığın anlamını yitirdiği bir yerde; geriye yalnızca insanın kendisi kalır. Şimdi kim olduğunu soranlara cevap vermiyor. Çünkü bazı kimlikler anlatılmaz, taşınır. Bazı yollar gösterilmez. Geçilmiştir.