“Çiğnedikçe ağzımı kanatan diken” diyor bu kitabın şairi bir şiirinde. Bu dikenin tadını bilenler varabilir ancak hayatının yamacında biten çiçeklerin sırrına. Ve ancak şiir bizi bu sırra varma cesaretine götürebilir. Yer yer karanlık, bazen bir aşk ne kadar ışığa götürebilirse o kadar güneşli, ama en çok da bir baştan bir başa ustaca uzayan o kadim yaraya dokunan şiirler var bu kitapta. Şair 41. yaşında, kırk bir yaslık şiirler bırakıyor bize, içinden kuşlar uçuruyor. Mustafa Tünay ilk şiir kitabı “Uzak Ülkenin Renkleri” ile bizi hepimizin unuttuğu o ülkenin renklerini hatırlamaya davet ediyor. "Hiçbir şey yapmamış olmanın verdiği huzurla Bitirmeye çalıştığım günler en büyük hazinemdir Bu sevimsiz panayırda Umurumda değil sözler, söylentiler, kaideler Yalnızca alıcısına mutluluk vaat eden Vasat ve basit ilanların ortasındayım sanki Yarınlarda ne var kim bilir, ötede Ötelerin ötesinde Bir kalkan gibi sığındığım battaniyenin Çok daha yararı var kibirli öğütlerden Bir varmış, bir yokmuş gibi Akan zamanda nedir ki geriye kalan Belki birkaç kahkaha belki hoş bir an"