Bir kadının sustuğu her şey, bir gün konuşmak ister. 1980’lerin Adana’sında, Büyük Saat’in gölgesinde Meryem’in dünyası dört duvara, bir mutfağa ve hep yarıda kalan cümlelere sığdırılmıştır. Konuşmak ona çok görülmüş, istemek fazla bulunmuştur. Oysa içinde, yıllardır kimsenin duymadığı bir ses usulca büyür. Eski bir defter, sahaf rafından çıkan bir kitap ve birkaç kadının yan yana geldiği küçük bir oda… Meryem ilk kez kendi cümlesini kurduğunda, hayatı bir daha eskisi gibi kapanmaz. Çünkü susmanın güvenli, konuşmanın tehlikeli olduğu bir çağda kendi sesini bulmanın bir bedeli vardır. Ama bazı çiçekler baharı beklemez; kışın ortasında, kimse beklemezken açar. Sessizlikten söze, korkudan cesarete uzanan sıcak bir Anadolu romanı.