Bazı insanlar ölmeden önce sessizleşir. Bazı yaralar görünmezdir. Ve bazı soruların cevabı yıllar sonra ortaya çıkar. Dedektif Lucas Hale, yıllar önce kaybettiği kızı Mia'nın acısını hâlâ içinde taşımaktadır. Bir gün genç bir kadının ardında bıraktığı izleri takip ederken kendisini beklenmedik bir gizemin içinde bulur. "Rehber" adlı yapay zekâ sistemi, sessizce acı çeken insanların düşüncelerini, korkularını ve cevapsız sorularını bir araya getirmektedir. Lucas ve sadık dostu Charlie, birbirine görünmez iplerle bağlı hayatların izini sürerken yalnızca bir ölüm vakasını değil, insanların içlerinde sakladıkları yaraları da keşfederler. Sessiz Gidişler; kayıp, yalnızlık, anlaşılma arzusu ve insan ruhunun derinliklerine dair psikolojik bir yolculuktur. Bu roman, cevaplardan çok soruların peşinden gidenlere... Kendini kalabalıklar içinde yalnız hissedenlere... Ve sessizce acılarını içinde taşıyanlara adanmıştır. Çünkü bazen bir insanın en büyük çığlığı, hiç duyulmayan sessizliğidir.