Havva’dan bu yana, dünyanın neredeyse öbür yarısınca bilmezden görmezden duymazdan gelinen; günahla, cehennem ateşiyle, aileden toplumdan soyutlanmakla yalnız bırakılmakla korkutulan, tehdit edilen; doğumuyla başlayan ailesinin, çevresinin ve ilişkilerinin yarattığı bütün engelleri birer birer aşan BÜTÜN KADINLARIN İÇİNDE ENAZ BİR ‘’ONE WOMAN SHOW’’ VARDIR... Ve bütün kadınlar kendi “ONE WOMAN SHOW’’larının yaratıcısıdır. Bazı showlarında başında taç bir prensestir. Bazı showlarında elinde Oscar ödüllü bir aktris. Bazı showlarında Beethoven 9. Senfoni'yi yöneten bir şef, bazı sahnelerde bir Jülyet, bazı sahnelerde bir Aida. Bazı showlarında bir açıkhava konserinde eller üzerinde gökyüzündeki yıldızları saya saya bütün alanı dolanan bir süperstar. Bazı showlarında kitap kulüplerinin, imza günlerinin gözdesi Nobel kazanacağına kesin gözüyle bakılan bir yazar, bazı showlarında olimpiyat şampiyonu voleybol takımının kupayı kaldıran kaptanı. Bazı showlarında astrofizikte, tıpta, kimyada matematikte, teknolojide devir açan bir buluşun sahibi bir bilim insanı. Bazı showlarında resimleri heykelleri dünyaca ünlü galerilerde sergilenen “Happening”leri olay olan izdiham yaratan bir sanatçı. Bazı showlarında slalom yapa yapa Alpleri fetheden, tek başına okyanusları kıtaları aşan bir maceraprest. Ama her zaman her yerde hep kadın hep kadınca.