Bazı mekânlar yalnızca taş ve ahşaptan ibaret değildir. İçinde konuşulmuş sözleri, saklanmış suskunlukları ve geçip gitmiş hayatları taşır. Bir av köşkünün gölgesinde başlayan bu öyküler; çocukluk hatıralarına, kırılgan aile ilişkilerine, zamana karşı direnen eşyalara ve insanın içindeki o tanıdık yalnızlığa uzanıyor. Av Köşkünden Öyküler, hatırlamanın bazen bir karşılaşma, bazen de bir yüzleşme olduğunu anlatan metinlerden oluşuyor. Her hikâyede biraz geçmiş, biraz bugün ve en çok insan var. Kapılar kapanır, evler sessizleşir, zaman ilerler. Ama bazı hikâyeler kalır.