İnci, küçük bir kız. Ama onun hikâyesi büyük. Sadece yaşamaz, yaşatır; sadece düşünmez, sorgular; sadece sever, korur. O, bir çocuğun gözünden, bir insanın kalbinden erdemleri hatırlatır. Nezaket onun için bir jest değil, dildir. Dürüstlük bir tercih değil, nefestir. Vatanseverlik bir söylem değil, attığı her adımdır. Yardımseverlik bir araç değil, varoluş biçimidir. Bu kitap, İnci’nin dünyasında yirmi bir öyküde, yirmi bir erdemle buluşuyor. Rıfat Ilgaz’ın içtenliğinden, Sait Faik’in derinliğine; Sabahattin Ali’nin hüznünden, Tanpınar’ın ahengine; Steinbeck’in toprak kokusundan, Eco’nun zekâ labirentlerine; Calvino’nun hayal gücünden, Saramago’nun bilinç akışına; Joyce’un içsel monologlarından, Lorca’nın tutkulu şiirine kadar uzanan bir sesler korosu eşlik ediyor İnci’ye. Ama hepsinin ötesinde, hepsinin içinde aynı gerçek parlıyor: İyilik, yine iyilikle büyür. Her çocuğun içinde bir İnci vardır. Bu kitap, o içsel çocuğa açılan bir penceredir. Açın, içinize ışık dolsun. Günlük hayatın içinde kaybolan erdemleri, bir çocuğun gözünden yeniden hatırlamak isteyen her yaştan okur için…