Bir tren yolculuğunda karşılaşan iki yabancı... Biri, yıllardır babasıyla çerçilik yaparken aynı yolları yürümekten yorulmuş genç bir adam. Diğeri ise sessizliğinin ardında kendi acılarını taşıyan genç bir kadın. Alihan, geçmişini geride bırakıp İzmir'e geldiğinde cebinde birkaç kuruş, elinde eski bir valiz ve tutunacak hiçbir dal yoktur. Pamuk helva tezgâhında başlayan yaşam mücadelesi, onu hiç ummadığı insanlarla karşılaştırırken; bir tren yolculuğunda gördüğü Nisan, hayatının yönünü değiştirecek en büyük umuda dönüşür. Ancak hayat, bazen insanı sevdiklerine değil, olması gereken yere götürür. Çerçinin Oğlu; emekle kurulan hayatların, aile olmanın, vazgeçmeden ayakta kalmanın ve insanın en karanlık zamanlarda bile yeniden başlayabilecek gücü içinde taşıdığının sıcak ve içten bir hikâyesi. Okuru, geçmişle gelecek, hayallerle gerçekler arasında unutulmayacak bir yolculuğa davet ediyor.