Zamanı saniyelerin hassasiyetine hapseden sarkaçlı saatin mucidi, Satürn’ün gizemli halkalarını ve uydusu Titan’ı insanlık tarihinde ilk kez çıplak gözün ötesine taşıyan bir teleskop dâhisi... 17. yüzyıl Bilimsel Devrimi’nin en pratik ve çok yönlü zihinlerinden biri olan Christiaan Huygens, bu kez laboratuvarından çıkıp insan aklının sınırlarını zorlayan, dönemine göre neredeyse "tehlikeli" sayılabilecek cesur bir iddiayla karşımıza çıkıyor: Gökyüzünde gördüğümüz her bir yıldız aslında kendi gezegen sistemine sahip birer güneştir ve bu uçsuz bucaksız evrende yalnız olmamız tamamen imkânsızdır. Bu kitap, yalnızca teknik bir astronomi metni değil; döneminin yerleşik inançlarına, kilise dogmalarına ve hatta Descartes gibi çağdaşı olan büyük filozofların teorilerine çekilen entelektüel bir resttir. Huygens, kendi elleriyle yonttuğu merceklerin ardındaki matematiksel kesinliğe dayanarak, evrenin insan merkezli olmadığını ve sonsuz bir boşlukta milyarlarca başka dünyanın var olduğunu savunuyor. Okurken sizi şaşkınlığa sürükleyecek olan şey, yazarın yüzlerce yıl öncesinden günümüz modern astrobiyolojisinin ve kuantum evren modellerinin temellerini nasıl bir öngörüyle attığı olacaktır. Bu eser, bilimin katı rasyonelliği ile hayal gücünün sınır tanımazlığının muazzam bir dansıdır. Newton’dan çok önce kütle çekiminin gizemlerini sorgulayan, kum tanelerinden daha fazla dünyanın varlığını müjdeleyen bu dâhinin rehberliğinde, gökyüzüne bir daha asla aynı gözle bakamayacaksınız.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Ramuryan
- Basım Yılı
- 2026
- Sayfa Sayısı
- 122
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13 x 19.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786259042565
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~3 Saat 3 Dakika122 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

