Gazetecinin Mesaisi Olmaz Türkiye'de Gazetecilerin İstihdamında İşkur Etkisi
Bir gazetenin kapısından adım atan her gazeteci “gazetecinin mesaisi olmaz” sözlerine aşinadır. Aslında bu söz, çoğu zaman maaşını asgari ücret düzeyinde alan, onu da zamanında alamayan, sigortasız çalışan, kıdem tazminatında işverenin eline bakan, izinlerini kullanamayan, genellikle mesai saatlerini aşan çalışma şartlarına uymayan basın işletmelerinde sömürüyü gizler. Belki de açıkça dile getirilir, gazetecilikte gözü olanın ne iş yaptığını bilsin diye. Yazar tam da bu kitapta, gazetecilikte bozulan çalışma şartlarına bir “nefes” olma potansiyelini fazlasıyla taşıyan İŞKUR İşbaşı eğitim programının çok ince bir çizgide denge kurmaya çalışmasını konu ediniyor. Program bir yandan kısa vadeye odaklanan sermaye yapısına amansız bir şekilde uyum sağlarken, diğer taraftan sosyal devlet olgusunun en önemli kazanımlarından biri olan İŞKUR’un yurttaşların serbest piyasa ortamında ezilmesini önlemek, hatta O’nu hayatta tutarak, geleceğe dair hayaller kurmasının yolunu açıyor. Gazetecilerin işgücü piyasasına katılımını sağlayan program “gül bahçeleri vaat etmiyor” ama O’nu da tutuyor. Az şey değil.
Okuyucuların Hisleri
Kitap Künyesi
- Yayınevi
- Çi̇zgi̇ Ki̇tabevi̇
- Basım Yılı
- 2025
- Sayfa Sayısı
- 176
- Kapak Türü
- Karton Kapak
- Kağıt Türü
- Kitap Kağıdı
- Boyut
- 13.5 x 21.5 cm
- Dil
- Türkçe
- ISBN
- 9786253965235
Tahmini Okuma Süresi
Toplam ~4 Saat 24 Dakika176 sayfa · ortalama okuma hızına göre tahmini.

