"En büyük kâbuslar, en karanlık gecenin içinde yatar.”Engin, hayatını fotoğraflarla anlamlandırmaya çalışan bir adamdır. Objektifinin arkasında başkalarının anlarını ölümsüzleştirirken, kendi zihninde silinmeyen görüntülerle mücadele etmektedir. Geçmişin bıraktığı izler, bastırılmış korkular ve gerçek ile hayal arasındaki ince çizgi her geçen gün daha da bulanıklaşır.Bir yolculukla başlayan süreç, onu yalnızca şehirler arasında değil, zihninin en karanlık dehlizlerine doğru sürükler. Gördüğü şeyler gerçekten var mı, yoksa zihninin ona oynadığı bir oyun mu? Her adımda gerçeklik çatırdarken, Engin kendini çözülmesi zor bir bilmecenin içinde bulur.Dostluklar, kayıplar, pişmanlıklar ve insanın kendiyle verdiği en sert mücadele…Şeytan Gözlerini Kırparken, bazen en büyük korku karanlıkta değil; insanın kendi içinde saklıdır.