Ediz Sancar, kalabalıkların ortasında görünmez olmayı öğrenmiş bir adamdır.On bir yıl boyunca havalimanının soğuk floresan ışıkları altında çalışmış, milyonlarca insanın yolculuğuna tanıklık etmiş ama kendi hayatının hiçbir yere gitmediğini fark etmiştir.Geceleri vardiya, gündüzleri yorgunluk…Bir de kalbinde büyüttüğü, asla söyleyemediği bir aşk: Yaren.Yaren’in tek bir gülümsemesi Ediz için bir mucizeyken, onun başka bir hayat seçmesi Ediz’in iç dünyasında geri dönüşü olmayan bir kırılmaya yol açar. Çünkü bazı insanlar sevilmemeyi kabullenebilir…Ama hiç olmamış gibi silinmeyi kabullenemez.Bir havalimanında başlayan küçük bir hata, Ediz’in içindeki bastırılmış öfkeyi, yıllarca biriken aşağılanmışlığı ve görünmez hayatını sorgulamasına neden olur.Artık o sadece sessiz bir çalışan değildir.Sistemin içinde kaybolmuş bir gölge de değildir.Çünkü bazen en büyük patlama, en sessiz insanların içinde gerçekleşir.Hiçliğin Tahtı, modern hayatın görünmez insanlarını, bastırılmış arzuları ve insan ruhunun karanlık labirentlerini anlatan sarsıcı bir psikolojik roman.Ve şu soruyu soruyor:Hiç kimse sizi gerçekten görmezse… var olmaya devam edebilir misiniz?