Yedi tepeli şehrimde Bıraktım gonca gülümü..
Yorum yap
41

Henüz vakit varken, gülüm, Paris yanıp yıkılmadan, henüz vakit varken, gülüm, yüreğim dalındayken henüz, ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara öpmeliyim ağzından sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a çiçeğini seyretmeliyiz onun, birden bana sarılmalısın, gülüm, korkudan, hayretten, sevinçten ve de sessiz sessiz ağlamalısın, yıldızlar da çiselemeli incecikten bir yağmurla karışarak. ... Bu kitap, hem Türk şiirinde büyük bir çığır açmış, hem de modern dünya şiirinde Türkçeye yer açmış bu büyük şairle tanışmak için güzel bir buluşma yeri olması umuduyla hazırlandı. Sayfa Sayısı: 112 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Yedi tepeli şehrimde Bıraktım gonca gülümü..
Sen yaptığın iyiliği yüze vuran değilsin ve ben nankör değilim..
Ne güzel şey hatırlamak seni, Yazmak sana dair, Hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek: Filanca gün, falanca yerde söylediğin söz , kendisi değil edasında ki dünya...
Sende, ben imkânsızlığı seviyorum, fakat aslâ ümitsizliği değil...
O diyor ki bana: — Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... «Deeeert çok, hemdert yok» Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır... Ben diyorum ki ona: — Kül olayım Kerem gibi yana yana. Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- -lıklar aydın- -lığa.. Hava toprak gibi gebe. Hava kurşun gibi ağır. Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum.....
Kapıları çalan benim kapıları birer birer. Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler. Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kağıt gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.
Kaç yaşında öleceğim? Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?
Ben, beni ele geçirsem, --âbıhayat içersem demiyorum -- kapılar bir daha açılsa ben bu haneye bir daha girsem yaşardım yine böyle kanrevan içinde yine böyle aşk ile sersem, ben, beni bir daha ele geçirsem...
❝Ve daha ne kadar yaşarım, başımdan neler geçer daha kim bilir.❞
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Kim insanlar otların kimi insanlar balıkların çeşidini bilir ,ben ayrılıkların. Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını, ben hasretlerin...
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!