Martin Eden’in en sarsıcı yanı, bütün mücadelesinin sonunda başarıya ulaştığında karşılaştığı derin boşluktu. İnsanların sevgisinin ve ilgisinin kendisine değil, kazandığı üne yöneldiğini fark edince, uğruna yaşadığı her şey anlamını yitirdi.
Martin Eden
Jack LondonHer şey genç bir denizcinin, çok güzel ve kültürlü bir kızla tanışmasıyla başlar. Martin Eden yakışıklı, zeki ve sağlam karakterli bir gençtir, ancak eğitimsizdir. Zengin bir ailenin kızı olan Ruth, Martin'i beğense de kendine layık görmez. Martin'in cahilliği, fakirliği ve hatta şivesi bile ona çok uzak bir dünyaya aittir.Ruth'u görür görmez aşık olan Martin, kendini geliştirmeye ve kızın beğenebileceği biri olmaya karar verir. Bu amaçla gece gündüz kitap okumaya, vaktini kütüphanelerde geçirmeye başlar. Ancak olaylar hiç beklenmedik bir şekilde gelişir. Basit bir aşkla başlayan olaylar dizisi, kahramanımızı farklı dünyalara sürükleyecek ve çok başarılı bir yazarın yolunu açacaktır.
Burada duramazsın. Devam etmek zorundasın. Biliyorsun ki sonuna kadar gitmek zorundasın.
Sen kitapları okuyarak kendi yolunu kendi başına buldun.
Aşkın akılla bir alakası yoktu. Sevdiği kadının doğru veya hatalı yargılarda bulunması önemsizdi. Aşk bunlardan üstündü.
"Bitirdim ben... Koydum lavtamı kenara. Mor üçgüller arasında Gölgeler asılı durdukça Şakımak da sona erdi, şarkılar da. Bitirdim ben... Koydum lavtamı kenara. Eskiden bülbüller gibi erken, Çiy düşmüş çalılarda öterken, Kestim artık sesimi. Yorgun bir ketenkuşuyum şimdi. Dudağımdaki ezgiler bitti, Öttüğüm zamanlar geçip gitti. Bitirdim ben. Koydum lavtamı kenara."
bir kitabı okudu.
Yalnız giden ,en hızlı gider..
Bilir misin, huzur içinde uykuya dalmak nedir, tamamen unuttum. Doyasıya uyumuş halde yataktan kalkmayalı milyonlarca yıl olmuştur.
bir kitabı okudu.
bir kitabı okudu.
Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşamaya değer olur.
bir kitabı okuyor.

